Atatürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Atatürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ağustos 2018 Perşembe

“Her Arguvanlı Nazım Hikmet, Âşık Veysel ve Mustafa Kemal Atatürk’tür”

“Her Arguvanlı Nazım Hikmet, Âşık Veysel ve Mustafa Kemal Atatürk’tür”

Sevil ADIGÜZELMAN

13. Uluslararası Arguvan Türkü Festivali sona erdi. Ama yankıları devam ediyor. Geçen sene binler katılırken, bu yıl on binleri ağırladı. Türkü Diyarı Arguvan. Kendimi bildim bileli her yıl Arguvan Türkü Festivaline katılıyorum. İlk zamanlar yankıları küçük çaplı olsa da her yıl daha da güçlenerek yüreklere kazındı festivalimiz. Bu yılda festivalin gelmesini iple çekiyordum. Naçizane görüşüm, benim için fevkalade bir festivaldi. Emeği geçen herkese teşekkürler. 13. Uluslararası Arguvan Türkü Festivali diğerlerinden oldukça farklı ve güzeldi. Peki, bu güzellik nelerden kaynaklanmaktaydı. Kulak misafiri olduğum konuşmalara göre haritanın batısından doğusundan, kuzeyinden güneyinden onlarca türkü severi ağırlamışız. Kimi festival nedeniyle ilk kez Arguvan’a gelmiş, kimi sevdiği sanatçı uğruna düşmüş yollara. Bana, ‘Arguvan’ın nesi meşhur ki bu kadar seviyorsun?’ diyorlardı, daha önceden söylediğim gibi, “Bir ana caddesi bir de türkülerimiz var” diyordum. “Bu kadar mı?” diye gülüyorlardı. Keşke bizim bu kurak topraklardan çağlayan sular aksa, denizimiz olsa, tarihi birçok mekânımız olsa diye kendi kendime yakınırdım. Ben her zaman memleketimi soranlara gelip görmeden Arguvan’ı anlamazsınız demekten vazgeçmeyeceğim. Arguvanlı yiğit olur mert olur. Bizim buralarda misafir çok sevilir. Tanımasan bile kapısını çaldığın her kapı açılır, ayaküstü de olsa bir tas soğuk su ya da ayran verilmeden kimse yolcu edilmez. Şirin ilçemize gelen canların başımızın üstünde her zaman yerleri vardır. Bize dar olan Nazım Hikmet Meydanı festival boyunca on binleri ağırladı. Sağımda, solumda onlarca Alevi, Sünni, Kürt ve Türk vardı. Beraber türküler söyledik, yeri geldi ayağa kalkıp kol kola girdik deyişlere eşlik ettik, halay çektik… 

Arguvan küçük ama insanlarının yüreği gerçekten büyük... 

Vakıf Başkanımız Hasan Aydın konuşmasında, “Arguvanlılar bedene değil, sevgiye âşıktır demişti”. Evet, sahiden öyle… Bir Arguvanlı Cumhuriyet çocuğu olarak şunu öğrendim. Bu nankör hayatta kendimizi kimseye ezdirmemeliyiz. Bir gider bin geliriz. Bileklerimize kelepçe vurulsa, yolumuza taşta konulsa, düşüncelerimiz demir parmaklıklar ardına da hapsedilse, yerlerde sürüklensek de, inancımızı serbestçe yaşayamazsak da, konuşmalarımıza engelde olsalar bizim yolumuzda erkânımızda bellidir. Demokrasiden, cumhuriyetten vazgeçmek bize yakışmaz. Sadece şunu diyebilirim iyi ki Arguvanlıyım...
Festivale; CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, Arguvan Belediye Başkanı Mehmet Kızıldaş, CHP İl Başkanı Enver Kiraz, Boru Başkanı Enver Han, Battalgazi Belediye Başkanı Selahattin Gürkan, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay, Hekimhan Belediye Başkanı Aliseydi Millioğulları, Arguvan Vakfı Başkanı Hasan Aydın, Kültür ve Turizm Müdürü Ali Cengiz, Arguvanlı İşadamları ve türkü sever binlerce insan katıldı. Festival program akışına göre; Dinleti- Murat Eren, Belgesel Gösterimi “Olağan Haller” Özgür Fındık Belgeseli, Köy Gezisi- Birik Köyü Kahvaltısı, Panel “Kadın ve Toplum” Moderatör Sevil Aslan, konuşmacılar Mukaddes Erdoğdu Çelik, İlknur Kaya Bahadır… 28 Temmuz 2018 Cumartesi günü akşam sahne alanlar; Belkıs Akkale, Cemal Öztaş, Gülseven Medar, İhsan Güvercin, Veka Aler, Arslan Hazreti, Abdullah Demir birbirinden değerli türküleriyle yorgun yüreklerimize dokundular. 29 Temmuz 2018 Pazar günü ise; Panel “İnsan Hakları ve Demokrasi” Moderatör Gül Ertunan Karaaslan, konuşmacılar İsmail Beşikçi, Güven Gürkan Öztan. Akşam sahne alan sanatçılar; Selçuk Balcı, Mervan Tan (Agire Jiyan), Sinem Önel, Eymen, Gülten Benek, Arguvan Belediyesi Halk Müziği Korosu... Kültür- Sanat programları çerçevesinde Arguvan Belediyesi Turnam İlgezdi Kültür Kompleksi ve Hüseyin Suna tarafından yapılan Nazım Hikmet Heykeli açılışı yapıldı. Zeynep-Hasan Aksoy’un resim ve karikatür sergisi, Gürsel Gökçe tarafından “Sönmeyen Işık Uğur Mumcu” fotoğraf sergisi gezildi. Festival boyunca birçok kişi konuşma yaptı. Kısa kısa tuttuğum notları sizlerle paylamak isterim Arguvan’ı daha iyi anlayabilmek ve benimsemek adına… Arguvan Belediye Başkanı Mehmet Kızıldaş; “Kardeşlik ve sevda türkülerinin seslendirildiği Nazım Hikmet Meydanında Nazım Hikmet heykelini yapan Hüseyin Suna’ya teşekkür etti. Bu güzel günde bizleri yalnız bırakmadığınız için tüm katılımcılara teşekkürlerini iletti. Konuşmasını Nazım Hikmet’in şu sözüyle bitirdi. “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine…” Belkıs Akkale ise, “Bizler türküleri aslına uygun söylemeyi sizlerden öğrendik. Değerli ozanlarımıza Allahtan rahmet diliyorum bizlere bıraktıkları değerler devam ediyor bizden sonraki sanatçılarımız da bu eserleri okuyacaklar. Bu süreç sonsuza kadar devam edecek. Asılsalar da, kesilseler de, yıkılsalar da, eserleri daima dillerde olacak. Ne mutlu onlara…
Veli Ağbaba, “Kayısı denince Malatya, türkü denince Arguvan akla gelir. Arguvan sadece türkülerin başkenti değil, sözüyle Âşık Veysel’dir. Bizler Arguvan kimliğinin nasıl bir değer olduğunu biliyoruz. Bakmayın siz Arguvan’ın çorak topraklarına, bu topraklarda umut, kardeşlik, barış yeşeriyor. Türküler Anadolu’nun tarihidir, edebiyatıdır, siyasetidir. Acıları, yokluğu, aynı zamanda umutları dile getirir. Bu kıraç toprakların türküsü nice yiğitler mesken, nice davalara bekçi, nice acılara merhem olmuştur. Kimliğiyle, kültürüyle, tarihiye, insanıyla, türküsüyle başlı başına bir değer olan Arguvan savaşa karşı barışın, nefrete karşı hoşgörünün, düşmanlığa karşı kardeşliğin sesidir. Arguvan Âşık Veysel, Arguvan Nazım Hikmet’tir. Arguvan direnişiyle gezi’dir. Arguvan isyanıyla Ruhi Su’dur, Muhlis Akarsu’dur. Arguvan topraklarında etnik kimliğinden mezhebinden dolayı kimse ötekileştirilemez. Narmikan Mahallesi ne ise Kızık’ta o dur. Türk ne ise Kürt odur. Alevi ne ise Sünni odur. Ayrımcılık yapılmaz.
Bugünlerde geçmişte olmadığı kadar daha çok umutsuzluğa kapıldık. Geleceğe daha az inançla bakabiliyoruz. Ancak, hangi siyasi görüşten olursa olsun, demokrasi, barış, insan hakları, özgürlük, laiklik ve cumhuriyeti savunan insanların umutsuzluğa kapılmaya hakkı yoktur. Bugüne değil tarihe karşı sorumluluğumuz var. Umudu hâkim kılacağız. Direnç, umut ve başkaldırı olduğu için; ‘Sizde şah diyeni öldürürlerse, açılın kapılar Şah’a gidelim’ diyerek darağacına giden Pir Sultan Abdal olduk. ‘Yaşasın hakların bağımsızlığı ve kardeşliği’, ‘Yaşasın tam bağımsız Türkiye’ diyerek idam sehpasını tekmeleyen Deniz Gezmiş ve arkadaşları olduk. Sarayında teslim bayrağını çekenlere, manda isteyenlere inat, Anadolu’nun yetiştirdiği en büyük Mustafa Kemal Atatürk olduk. Bu topraklarda kimseden alacağımız ders yok. Bu topraklar kim olursan ol yine de gel diyen Hz. Mevlana olduk. Bir kucağında aslanı bir kucağında ceylanı olan Hacı Bektaş-ı Veli olduk. Bizler bu topraklardan nefreti söküp atacağız. Bu ülkede korku ve baskı politikalarına karşı sonuna kadar mücadele edeceğiz. Boyun eğmeyeceğiz, hak ihlaline karşı her zaman olduğu gibi mazlumun yanında zalimin karşısında duracağız. Bu topraklara Hacı Bektaşlar, Yunus Emreler, Ahmet Yeseviler’in ektiği kardeşlik tohumunu yeşertmeye devam edeceğiz”