30 Mart 2026 Pazartesi

Hesapsız Sevmelerin Vedası

HESAPSIZ SEVMELERİN VEDASI












   

Bazı sevgiler hesapla başlamaz…
Ne zamanı vardır ne de bir sonu...

İnsan, geleceği tartmadan; ihtimalleri bir kenara bırakıp sadece kalbinin pusulasıyla yürür. Çünkü gerçek duygunun muhasebesi olmaz. Sevmek; bazen insanın kendi varlığını, bir başkasının avuçlarına hiç düşünmeden emanet etmesidir. Ben seni tam da bu teslimiyetle sevdim. Kendimi saklamadan, eksiltmeden; tüm hatalarımla ve çocuksu yanlarımla serdim önüne. Sahte bir limana sığınmadım, rol yapmadım, fırtına koptuğunda kaçmadım. Çünkü insan gerçekten sevdiğinde, kalbi cam gibidir; şeffaf, savunmasız ama dimdik.
İnsanı en çok yoran şey, verdiği emeğin büyüklüğü değil; o emeğin bir “hiç” ile kıyaslanmasıdır.
Ve bazen, o büyük bekleyişlerin ortasında tek bir cümleyle sarsılır insan:
“Benim için ne yaptın ki?”
İşte o an, içindeki sessizle kıyamet kopar. Uykusuz gecelerin, onun mutluluğu için yutulan kelimelerin ve ömürden verilen zamanın bir anda değersizleştiğini fark edersin.
Asıl ağır olan, sevilirken dünyayı güzelleştiren o sesin, giderken kalbi paramparça etmesidir. İşte o an insan kendine o soruyu sormadan edemez:
Ben ona dünyamda bu kadar büyük bir yer açarken, o beni hayatının hangi dar sokağına sığdırdı?
Kimse, kırdığı insanın içinde kopan fırtınayı bilmez. Biri sadece sevilmiş, diğeri ise tüm benliğiyle sevmiştir. 
Şimdi gidiyorum… Ardımda yarım kalmış cümleler ve yorgun bir sessizlik bırakarak. Belki bir gün adımı duyduğunda kalbinde hafif bir sızı olur, belki de hiçbir yankı bulmaz. Ama bil ki; sen benim içimde hep bir “keşke” olarak kalacaksın.
Zaman geçecek… Hayat beni yeniden güçlü olmaya zorlayacak. Devam edeceğim. Ama içimde senden kalan o yer, yanlış notada biten bir şarkı gibi hep eksik kalacak. Çünkü insan, en çok sevdiğinin yokluğunda değil; sevgisinin karşılıksız kaldığı yerde yalnız kalır.