30 Mart 2018 Cuma

Düşen Hep Yerde mi Kalır?



Düşen Hep Yerde mi Kalır?

Sevil ADIGÜZELMAN

Kömür gözlüm sana; 'Neden gidiyorsun.' diye sormaya cesaret edemedim. Nedense ayrılık günün gelip çattığını ellerin ellerimden süzülüp gidene kadar anlayamadım. Gözlerini gözlerimden kaçırarak, "Son kez sarılacağım" dedin. Kolum kanadım kırıldı o an. Çıkıp gitmen her sıkıntıyı çözecek miydi? Dönmediğine göre çözülmüş... Ama hata bende; seninle dertleşmek, iki çift güzel söz söylemek, bir bardak çay içmek beni mutlu ederken, onca gün senin mutsuzluğunu göremedim. Benim gibi çok mutlusun sandım... 
Yine mart ayı geldi çattı. Dışarıda gidişine isyan edercesine yağmur yağıyor her gün, seni beklediğim pencerenin kenarına oturdum. Gökgürültüsü hırsını dağlardan alırcasına yamaçları sarsıyordu. Dört bir yanı saran kıvılcımlar her geçen saniye daha da çoğalıyordu. Dağları kaplayan duman yavaş yavaş süzülüyordu etrafa. Buğulanmış cama ismini yazdım. Tıpkı senin yaptığın gibi varla yok arasında bir şeydi silinip gitti ismin gözlerimin önünden. İsmini unutsam da, alışkanlıklarımdan vazgeçemiyorum ağır aksak yatağıma yöneldim. "Gökgürültüsünden her korktuğunda fotoğrafıma bak, korkmazsın" demiştin. Evet, şimdi de korkmuyorum. Gözlerin güven verircesine bakıyor yine. Senden kalan her hatırayı coşup giden suya salmak istedim, bir şey engel oldu hasretinin devam etmesi gerekiyor herhalde. Yine bir şeyler yazıp çizmek geçti içimden, kendimi ikna edemedim. Gece lambamı yaktım, senin için bir mektup yazmaya karar verdim. 
Sayfanın en başına, "İstersen gel barışalım" diye yazıverdim. 

Sonrasında ne mi var?
Yine aşk, özlem, hasret, çaresizlik...
Her nefes alışım da biraz daha kan kaybediyor senin için kurduğum hayaller. Su alan bir gemi misali kalbim, her an daha da çıkmaza sürükleniyorum. Herkesin yüzünde imali bir tebessüm… Unutmak çok kolaymış... Uyumak geçirir miydi içimdeki acıyı, öfkeyi? Eğer öyleyse şimdi uyumak ve sonsuza dek senin kalbinde uyuyakalmak istiyorum.
Bir gün çıkıp gelirmişsin öyle demişsin ama beklemekte yorar insanı sevdiğim. Masmavi sayfalara senin için şiirler yazmak, kulağına şarkılar, türküler mırıldanmak için geç kalmaz mıyım? Şimdi seni unutmak ve bir daha adını dahi hatırlamak istemiyorum.
İhanetini, bana yaşattıklarını, iki yüzlülüklerini, giderken en son kulağıma ne demiştin hepsini unutmak istiyorum. Gözyaşlarım durmaksızın yanaklarımdan süzülse de silmeni istemiyor. Göz pınarımdan akan her damla gözyaşının hesabını sormayacağım birgün vicdanınla hesaplaşırsın.
Şunu da unutma, sen benim canımı yaktın diye ben de başkasının canını yakmayacağım. Beni başkasının yanında gördüğünde, canın yanacak. Sevginden beni mahrum ettiğin her güne ah edeceksin. Dualarım beddua olmayacak ama sen de mutsuzluğu tadacaksın. Her şey yaşanmışlığıyla kalacak. Sol yanın hep boş olacak.
Her gün öldüm diyeceksin ama ölmeyeceksin…

Malatya, 24 Mart 2018

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder