9 Kasım 2021 Salı

Plansız Bir Tren Yolculuğu

Plansız Bir Tren Yolculuğu

Seninle birlikte uzaklara gitmek, adını bile telaffuz edemediğim bir şehirde kaybolmak istiyordum ya; işte zamanı…
Düşünsene Doğu Ekspresi ile yola çıkmak mükemmel bir hafta sonu kaçamağı olmaz mı?
Daha önce hiç tren yolculuğu yapmadım. Ama bir başkadır tren yolculuğu, hele de kış ayında iseniz ve dışarıda lapa lapa kar yağıyorsa…
İşte hayalim gerçek oldu. Hazırlıklarımı tamamladım uzun ve yorucu bir gününün ardından nihayet trene bindim. Çok heyecanlıydım. Uzun bir yol ve alışık olmadığım aşırı bir ses eşliğinde yolculuk nasıl olacak merak ediyordum. Belki de tren yolculuklarının en güzel yanı, sonuca odaklı olmamaktır. Önemli olan varılacak yer değil yolda olma halidir.
Biliyorum ki tren yolculuğu diğer bütün yolculuklardan çok farklı… Az parayla uçsuz bucaksız bir güzelliğe şahit oluyorsunuz. Gerçi Doğu Ekspresinin vardığı yer masal diyarı gibiydi.
Biz odaya yerleşirken düdük sesleri ve ufak sarsıntılar başlamıştı. Her şeyi bırakıp, hemen cama yaklaştım. Saatler boyunca bize yuva olacak bu odayı iyice tanıdıktan sonra, aç karnımızı doyurmak için aperatif şeyler hazırladık. Odamıza dönünce fark ettim ki, tatlı bir ritmi var trenin, insanın uykusu geliyor. Tıngır mıngır sallanan bir beşik gibi...
Bu kadar uzun bir yolculuğun, bu denli konforlu geçeceğini düşünmemiştim.
Sabah güneşin doğuşunu kaçırmamak için erkenden uyandım.
Hatırlar mısın koltuğun sağ penceresindeki manzara karlı sol penceresindeki günlük güneşlikti. Ortamın büyüsüne kapılınca zamanı hızla harcadığımız yıllarda neden hiç tren yolculuğu yapmadığımı sorgular oldum. Yolculuğumuz doğanın cömertçe bize sunduğu güzelliklerle taçlanıyordu. Gözlemlediğim dağlar, tepeler, göller ve akarsuları zihnimden film şeridi gibi geçiyor. Şu an yanımıza aldığımız yaprakları sararmış eski kitapların tozlu sayfalarını çevirirken uçuşan tozların yüzümüze çarpmasını bile çok sevdim.
Vagondaki kırmızı siyah renklerin hâkim olduğu battaniyeyi, bardakta çorbayı, çekirdek ve çay birlikteliğini yünden örülmüş çorabımla yaptığımız yolculuğu ben çok sevdim.
Ansızın çıkılan plansız bir yolculuktan geriye kalanlar...

5 Haziran 2021 Cumartesi

Vazgeçtim Çocukluk Masallarına İnanmaktan

Vazgeçtim Çocukluk Masallarına İnanmaktan



Sevil ADIGÜZELMAN

Bazen,
Bitti desen de bitmez,
Sona ermez güzel şeyler,
Bir kuşun kanadını çırpması,
Bir çiçeğin güneşe selam durması,
Yaz yağmurunun saçlarımızı ıslatması,
Rüzgârın oradan oraya koşuşturması,
Kalbin güzellikleri de böyledir.
Hatıralar, anılar, sevmeler bitmez...

***
Yaşadığımız o güzel günler artık geride kaldı, ayrılık vakti geldi çattı. Son sözleri söylemek için kelimeler arıyorum.
Ne denir ki bu saatten sonra?
Benim için sözlerin bir anlamı kalmadı. Sonunda pes ettim; artık okumayacağını, okusan da umursamayacağını bildiğim satırları yazmaktan vazgeçtim...
Beni bir gün bile anlamamış, dinlememiş, söylediklerime aldırış etmemiş de olsan kızgın değilim sana.
Evet, kırgınlıklarım var; hayat boyu geçmesi mümkün olmayan...
Yaralarım var senden yana; hiç kabuk bağlamayan...
Belki bir gün sen de bütün kızgınlıkların geçtikten sonra anlayabileceksin beni. Ama dedim ya bu saatten sonra birbirimizi anlasak ya da anlamasak, bağışlasak ya da bağışlamasak hiçbir şey fark etmez.
Benimkisi zaten en başından beri imkânsızdı, bile bile 'lades' demek, anlamsız bir ümidin peşinde sürüklenmekti...
Hepsi boş bir hayal idi...
Oysa ben büyüdüm artık, boş hayallere, hiçbir zaman gerçek olmayacak masallara inanacak yaşı çoktan geçtim.
Benim çocukluğuma dair tek gerçeğimdin, hayatın kirlenmişliğine inat masum ve temiz kalan tek yanımdın. Bütün yalanlara ve oyunlara inat, bu sevdanın saflığı yıllarca tutunduğum tek dalımdın.
İsterdim ki sen de sevebilseydin beni. Benim seni sevdiğim kadar olmasa da, hiç değilse içimi ısıtacak, yaralarımı saracak kadar sevseydin; inan yeterdi.
İkimizin de bambaşka hayatları var artık, ya da en azından olmalı.
Her zaman hayranlık duydum sana; duruşuna, bakışına, konuşmana, gülmene, kızmana, her şeyine…
Ve artık hayatta tek istediğim; senin gibi bir insana sahip olamadığıma göre, senin gibi olabilmek...
Hayat bu, gün gelip alışıyor ya insan en zor şeylere bile; buna da alışacağım elbet…
Kim bilir, belki alışmayı öğreten zaman gün gelir unutmayı da öğretir bana. Ben o günü sabırla bekleyeceğim.
Sana gelince, masal bitti, ben gerçek dünyaya geri döndüm ve vazgeçtim çocukluk masallarına inanmaktan. Ama sen bana inat hep masallarda kal olur mu? Sen hep en güzel masalların en güzel kahramanı olarak kal. Yıllar yılı hiç bitme, dolaş dillerden dillere...

***

Kalbinize ve kendinize merhametle, sevgiyle, aşkla dokunun...
Gülümseyin,
Teşekkür edin,
Şükredin,
Aşkça kalın,
Kalbinize iyi bakın...