Amcam; Müslüm Adıgüzelman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Amcam; Müslüm Adıgüzelman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Nisan 2018 Perşembe

Amcam; Müslüm Adıgüzelman

Amcam; Müslüm Adıgüzelman


Sevil ADIGÜZELMAN

Bu yazımda Asmacalı Müslüm Adıgüzelman'ı sizlere anlatacağım.
O benim amcam… 
Onu kaybettiğimiz nisan ayı yine geldi. Az da olsa küllenmiş olan acımızın üzerindeki küller yıldönümünün gelmesiyle tekrar gün yüzüne çıktı. 11 Nisan 2016 tarihinde boğazının şişmesi sonucunda Malatya’ya doktora gittiğini hatırlıyorum. Uzun süren tahlillerin sonunda Akciğer Kanseri olduğunu öğrendik. Ben her zaman onun sigaradan dolayı hastalanacağını tahmin edebiliyordum. Mutlu da olsa sıkıntısı da olsa onun günde sayısızca sigara tükettiğine şahit oluyordum. Ama onun bu kötü alışkanlığından vazgeçmeyeceğini bildiğimiz için kimse ona ‘yeter içme’ demiyordu. İlaç tedavileri, testler, kan tahlilleri ile geçen bir seneden sonra;  19 Nisan 2017’da illet kansere yenik düşmüştü. 20 Nisan’da ise saat 10.30 civarı kayısı çiçeklerinin ihtişamı altında toprağa verilmiştik. O zorlu süreçten kısaca bahsetmek istiyorum. 
Amcamın çok fenalaştığının haberini alınca, hastaneye gidene kadar onu kaybetmiş olduğumuza inanmadım. Hastane de kuzenin ağladığını görünce sanırsam yolun ortasında kalakalmıştım. Adım atacak dermanım kalmamıştı. O an da ne denebilir ki, bir köşede oturup babamı bekledim. Sanki dilim tutulmuştu yarım saate kalmadı, hastane önü iğne atsan yere düşmeyecek bir hal aldı. Babam ve köyden gelenler durumun ciddiyetini bilmediklerinden dolayı koşa koşa polikliniğe yaklaştıklarını gördüm. Bir hışımla ayağa kalktım, “Baba!” dediğim an da gözlerime baktı, sanki ne demek istediğimi anlamıştı. Ama elden artık bir şey gelmiyordu… 
Müslüm Adıgüzelman kimdir? 
Belki de onu istediği gibi anlatamayacağım. Adını her yazdığımda gözyaşlarım yine yanaklarımdan süzülüyor ama yazmazsam içime dert olacak. Onu anlatmaya ne sayfalar ne de günler yeter. Eminim ki aynı dönemde yaşayan kişilerin birçoğu onu iyi tanıyor. Belki iyi belki de kötü yönleriyle. Onun hangi özelliğinden bahsetsem bilemedim. Ama kısaca tanıtayım.
Müslüm Adıgüzelman, Asmacalı rahmetli Bayram ve Gönül Adıgüzelman’ın en büyük çocuğudur. Hakkı, Suna, Celal, Önder adlarında üç kardeşi vardır. Evli ve iki erkek, bir de kız çocuk babasıydı. 
Çocukluğundan bu yana köyde yaşamıştı. Ama köyde yaşamasına rağmen entelektüel seviye olarak üst düzeyde ve kendini yetiştirmiş saygın biri olarak tanınıyordu. Arguvan toprağından yetişmiş orijinal kişilerden birisi olan amcam; büyüklerine saygılı, gerek çocuklarla gerekse çevresindeki insanlarla gerçekleştirdiği sıcakkanlı sohbetiyle tanınırdı. Bazen kötü hatıralarımızı hatırlıyorum içerim cız ediyor ama bu saatten sonra hesaplaşamayız… O hiçbir zaman maskelerin altına saklanmadı. Aile ilişkilerini pek bilmem ama çevresindeki insanlara yardım eden, zor zamanların dert ortağı olan, rengârenk bir kişiliğe sahip dostane birisiydi.
Uzun dönem Arguvan’da belediye meclis üyeliği yaptı. Köyde yaşamasına rağmen siyaseti çok severdi. Sanki bu iş için yaratılmıştı. Hayranlıkla dinlediğim bir konuşma tarzı vardı. Düşünce yapısı olarak kendi kendini geliştirmiş, çevresine farkındalık kazandırmış, etrafına farklı perspektiften bakabilen birisiydi. Üniversite okumamış, ancak siyaset partizanlığı yapmayan, birçok siyasetçiden bile öngörülüydü. Amcam hiçbir zaman ben oldum demedi; bilmişlik taslamaz, edindiği bilgileri çevresindekilere aktaran gerektiğinde insanları aydınlatan, çağdaş, modern, insancıl ve Atatürkçü, her zaman devletinin ve milletinin yanında olan Arguvan toprakları dışında da sevilen bir insan olarak zihnimizde yer etti.  
Biz onu çok erken kaybettik. Toprağa verilme günü her şeyi daha da iyi anladık. Ne kadar sevildiği ve saygı duyulduğunu toplanan mahşeri kalabalıkla anlam kazanmıştı. Binler bir araya gelmişti. Ne kadar çok severdi misafiri, keşke bu kadar erken ayrılmasaydı aramızdan. Defin günü, Türkiye’nin birçok ilinden tanıdıkları, Arguvan’ın her köyünden yaşlı genç demeden tanıyan tanımaya herkes, sadece temsil ettiği siyasi partiden değil her siyasi partiden binlerce insan cenaze töreninde bir araya geldi. Onun bırakmış olduğu sosyal sermayeyi her zaman koruyacağız. Artık ayrılık vakti gelip çatmıştı bir gelenek olarak amcam son bir kez evin kapısına getirildi. Arkadaşları ve sevenleri gözyaşlarına hâkim olamamışlardı. Hıçkırıklar sanki göğü sarmıştı.  
Müslüm amcamı değerli kılan neydi? Çok mu zengindi? Makam sahibi miydi? Köylülerden farklı mı yaşıyordu?  Hayır… O da bizim gibi bulgur pilavının yanında soğan yiyordu, o da tarlasını ekip biçiyordu. Ama onu değerli kılan şeyler vardı. Zor durumda olanın yanında olması, her düğüne imkânı olduğu kadarıyla katılması, kırgın olan insanları barıştırmaya çalışması, parçalanmaya yüz tutmuş aileleri bir arada tutma çabalaması, dürüst olması, hastası olanın ziyaretine gitmesi, cenazesi olanın cenaze törenine katılması, bayramlarda büyüklerini arayıp hal hatır etmesi, misafirine her daim sofrasının açık olması, kimseden beklentisinin olmaması onu bu kadar değerli ve anlamlı kılıyordu… 
Cenaze töreninde için yerimizi aldık. Toplanan kalabalığa ufaktan bir göz gezdirdim. Herkes zor bela ayakta duruyordu. İnsanların ağlama sesleri artık birbirinden ayırt edilemez bir hal almıştı. Amcamın istediği ve arzuladığı bir kalabalıktı bu herkes ondan razıydı demek ki. 
Ne mutlu ki o kadar insanın duasıyla uğurlandı. Herkes gibi benimde diyecek başka sözüm kalmadı. Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun. Işıklar içinde uyu güzel insan…